3 Aralık 2024 Salı

         Sevgili Ulya,

         Umarım bekleme salonunun ikramları seni mutlu ediyordur kızım. Çünkü gidişata bakılırsa çok uzun zaman orada kalacaksın, belki de ebediyen. Biliyorum, hatta duyuyorum, oturduğun yerden bana kızdığını, söylendiğini ama işte dünya böyle bir yer kızım; karmaşık ve kaos dolu. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığım şu sıralar, yani baban olacağını düşündüğüm o adamla tanıştıktan sonraki günler, kah havalara uçtum sevinçten, kah bir sözüyle mutsuzluklara gark oldum. Fakat engin gibi görünen sabrımın bugün itibariyle sonuna, sınırına deyim yerindeyse son damlasına geldik. Daha önceki bir mektubumda ''sevdiğinin aynı derece seni sevmesinin mümkün olmadığı bu dünya...'' diye bir şey yazmıştım, hatırlarsın. Ben, baban olacağını düşündüğüm o adamın, beni gerçekten benim onu sevdiğimden daha fazla sevdiğini biliyorum ama sanırım bazen yetmiyor salt sevmek. Evet, anlamadığım bir şekilde yetmiyor. Bugün bana kimseyle konuşmak istemediğini söyledi. Sanırım kepenkleri indiriyoruz kızım. Onu tanımanı çok isterdim. Fakat muhtemelen tanıyamayacaksın. 

        Çok sevdiğin o evden bazen yaka paça atılırsın, bir günahın olmadığı halde. Biliyorsun kızım, benim hep böyle. Bu da böyleymiş, bu da bu kadarmış deyip usul usul yürüyelim şimdi. Tut elimi ela gözlerine kurban olduğum, benim senden başka tutunacak kimsem kalmadı, dualarını benden esirgeme. Bir yerlerden bana baktığını biliyorum. Daralan yüreğimin halini de görüyorsun. Seni çok seviyorum. 



9 Ağustos 2024 Cuma

Dear Ulya,

As a famous folk poet said, this world is not heaven. That's why I will do my best for you. I don't know when or where our paths will cross, my beautiful hazel-eyed girl, but I will collect wonderful memories and people until that beautiful day when we will meet you. Today, we met your uncle Sefa in Adana, we are going to your zırzop uncle Batuhan's wedding. We are going to Hatay in an old bus we found at the last minute, sweating, a little sleepy from the food we ate, but above all, flying with happiness. I will write a letter about your uncle Batuhan in the future. I am sure you will love him too. Your uncle used to talk a lot about Hatay during our university years. Now we set off to witness his happiness. I hope everything goes well for him and his wife Gözde and they will be very happy. With love on the road to Hatay.



7 Mayıs 2024 Salı

Böyle günler olabilir, 


Nefes almak zûl, uykular haram, yediğin her lokma ateşten bir kor olabilir. Boşver..

Aşık olduğun o şehre bak.. Son defaymış gibi bak. Çünkü bir daha hiç o baktığın gibi bakamayacaksın. Aksağını, eksiğini ezbere bildiğin kaldırıma bile hasret kalacaksın. Geçecek. Üzüldüğün, ağladığın, kendini hırpaladığın ne varsa, kim varsa.. Hepsini geride bırakacaksın o kapıdan geçerken. 

14 Nisan 2024 Pazar

 “İnsan kendini savunmak için de intihar etmiş olabilir." Sandalyelerin tepesine tüneyip, zayıf diye yuvadan siktir edilen leylek yavrusu gibi yere yapışmadan evvel elimdeki buzu erimiş rakı bardağına boş dolu demeden bakarken böyle bir düşünce hasıl oldu. 

Kendinizi tanıyorsanız şunu iyi bilirsiniz; bazen o yuvadan siktir edilmek en iyisidir. Biteviye düşüyorsanız bir yuvadan ve yuva addettiğiniz her yuvadan, aslında hiç doğmamış olmanın ne büyük nimet olduğunu anlarsınız








22 Mart 2024 Cuma

       Zamanın dipsiz kuyusuna düşmüşken, çırpınıp ağlamak beyhude ve bir ehemmiyeti kalmamıştır nefes alıp vermenin. Bir at dört nala gitmiyorsa, bir jokey, jokeyliğinden çok şey kaybetmiş demektir. Bir keşişin duaları artık yarım ve ezbereyse, 'Rab! 'beni duy, beni gör, bana ağla' yakarışlarının sonu gelmişse, kepenk kapatan esnaf hüznüyle bir kilit vurulmalıdır o mabede. Yorulmuşsa bir aslan avının peşinden mütemadiyen koşmaktan ve son nefesini vermişse bir savanın orta yerinde inleye inleye, kanun, töre, insanlık belki, her neyse her birimizi birer Atlas çaresizliğinde kamburlaştıran, baştan yaratılmalıdır. 

Gugli!

Gugli!

Go away!




25 Şubat 2024 Pazar

    Yine kendimle, kendi aramda milyonlarca kilometre yol varmış, hiç erişilemeyecek olan kendime sesim soluğum yetmiyormuş da öylece ardımdan bakakalmışım gibi bir gece... Bakıyorum giden benim, bakıyorum duran benim, bakıyorum seslenen de benim biçare.. Yüksek yüksek tepelere ev mi kurmuşum ne bok yemişsem arada bir boşluk, arada bir bokluk.. 

    



23 Şubat 2024 Cuma

 Sıkı muhasebeler yapmak adına böyle yolları yararlı buluyorum. Dalgalı saçlarımı lüle yaparken parmağımda, terk ederken bu yeri ve bu yerin her yerlerini, izim tozum kalmasın istiyorum ve oturduğum banka bir 'E' harfi çiziktirmeden kalkıyorum. Böyle yollarda iç ses daha bir kuvvetli ve kudretli çıkıyor. Ve diyor ki "İktidara gelince herkese iki anahtar bir de orman yolu verelim." 

Netice itibariyle kimse hüzünleri Muazzez Abacı kurnazlığıyla evde bırakıp çıkmıyor...



20 Şubat 2024 Salı

  Dağ başını duman almışsa yapılabilecek belki de en güzel şey bir parça odun atmaktır yahut körükle gitmektir yangına. 

Damla damla düşüyorsa kederiniz kirpiğinizden, bir harfin ağırlıysa yüreğinizdeki depremlerin yegane müsebbibi, alıp başınızı gidecek bir başınız da kalmamışsa artık, herkesin baktığı fakat kimsenin göremediği o kişi olmuşsanız, içinizdeki o kuyuya düşerken kimse elinizden tutmamışsa ve yekpare düşüyorsanız Yusuf’tan daha Yusuf.., namütenahi, mürg-i dilinize kanat çırpmak zûl geliyorsa yakın bir sigara.. Zaten ciğerinizin bir ehemmiyeti kalmamıştır. 

26 Ocak 2024 Cuma

Böyle günler olabilir…

Kafanızda o hiç yapmayacağınız konuşmayı elli defa prova ederken bulursunuz kendinizi. Aklın kendisiyle olan konuşmasının belki tamamında O’nu nakavt edersiniz ama hiçbir haz duymazsınız. Buna terminolojide “mutsuz Muhammed Ali sendromu” denir. Her nakavt mutluluk vermez. 



Böyle günler olabilir…

Bütün dünya başınıza bir anda, bir sözle, bir davranışla yıkılabilir. Güvendiğiniz dağları kar değil tipi vurur. Sonra oturup Z raporu çıkarır bin defa üstünden geçersiniz her şeyin ince ince. Sonra o Z raporu da sizin üstünüzden geçer kalın kalın. Buna terminolojide “insanın büküle büküle kaytan, bıyığın sikile sikile şeytan olması sendromu” denir. Her bükülme iz bırakır.




Böyle günler olabilir…

Kocaman dünyada kendinize kaçacak hiçbir yer bulamazsınız. Yakanıza yapışmaya bir yığın insan koşar iğnenin yanından bile geçmeden ellerinde çuvaldızlarla. Buna terminolojide “vurun ulan vurun ben kolay ölmem sendromu” denir. 



Gerçekler bazen acıtır.. 
Vay benim emeklerim… 

23 Ocak 2024 Salı

Dear Ulya

In this world where it isn’t possible for the one you love to love you to the same degree, I will love you with the love of the whole earth, so that not being loved won’t be a deep nightmare inside you, my beautiful girl with hazel eyes.

I promise.