Kafanızda o hiç yapmayacağınız konuşmayı elli defa prova ederken bulursunuz kendinizi. Aklın kendisiyle olan konuşmasının belki tamamında O’nu nakavt edersiniz ama hiçbir haz duymazsınız. Buna terminolojide “mutsuz Muhammed Ali sendromu” denir. Her nakavt mutluluk vermez.
Böyle günler olabilir…
Bütün dünya başınıza bir anda, bir sözle, bir davranışla yıkılabilir. Güvendiğiniz dağları kar değil tipi vurur. Sonra oturup Z raporu çıkarır bin defa üstünden geçersiniz her şeyin ince ince. Sonra o Z raporu da sizin üstünüzden geçer kalın kalın. Buna terminolojide “insanın büküle büküle kaytan, bıyığın sikile sikile şeytan olması sendromu” denir. Her bükülme iz bırakır.
Böyle günler olabilir…
Kocaman dünyada kendinize kaçacak hiçbir yer bulamazsınız. Yakanıza yapışmaya bir yığın insan koşar iğnenin yanından bile geçmeden ellerinde çuvaldızlarla. Buna terminolojide “vurun ulan vurun ben kolay ölmem sendromu” denir.



