Şimdi bıkkın ve öfkeli adımlarımla arşınladığım o yoldan bir vakit, bir delikanlıyla geçmiştim. Güneş batarken İstanbul'un bir tepesinde, söndürürken umutları kimileri için, belki birileri için son nefes, son manzara iken o güzel kızıl-sarılık, saçlarıma vuran o sıcak ışığı ardıma alıp ben de yürümüştüm o caddeden bir delikanlıyla gülüşerek.
Bir kalp dört nala nasıl koşar o zaman öğrenmiştim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder