7 Mayıs 2024 Salı

Böyle günler olabilir, 


Nefes almak zûl, uykular haram, yediğin her lokma ateşten bir kor olabilir. Boşver..

Aşık olduğun o şehre bak.. Son defaymış gibi bak. Çünkü bir daha hiç o baktığın gibi bakamayacaksın. Aksağını, eksiğini ezbere bildiğin kaldırıma bile hasret kalacaksın. Geçecek. Üzüldüğün, ağladığın, kendini hırpaladığın ne varsa, kim varsa.. Hepsini geride bırakacaksın o kapıdan geçerken. 

14 Nisan 2024 Pazar

 “İnsan kendini savunmak için de intihar etmiş olabilir." Sandalyelerin tepesine tüneyip, zayıf diye yuvadan siktir edilen leylek yavrusu gibi yere yapışmadan evvel elimdeki buzu erimiş rakı bardağına boş dolu demeden bakarken böyle bir düşünce hasıl oldu. 

Kendinizi tanıyorsanız şunu iyi bilirsiniz; bazen o yuvadan siktir edilmek en iyisidir. Biteviye düşüyorsanız bir yuvadan ve yuva addettiğiniz her yuvadan, aslında hiç doğmamış olmanın ne büyük nimet olduğunu anlarsınız








22 Mart 2024 Cuma

       Zamanın dipsiz kuyusuna düşmüşken, çırpınıp ağlamak beyhude ve bir ehemmiyeti kalmamıştır nefes alıp vermenin. Bir at dört nala gitmiyorsa, bir jokey, jokeyliğinden çok şey kaybetmiş demektir. Bir keşişin duaları artık yarım ve ezbereyse, 'Rab! 'beni duy, beni gör, bana ağla' yakarışlarının sonu gelmişse, kepenk kapatan esnaf hüznüyle bir kilit vurulmalıdır o mabede. Yorulmuşsa bir aslan avının peşinden mütemadiyen koşmaktan ve son nefesini vermişse bir savanın orta yerinde inleye inleye, kanun, töre, insanlık belki, her neyse her birimizi birer Atlas çaresizliğinde kamburlaştıran, baştan yaratılmalıdır. 

Gugli!

Gugli!

Go away!




25 Şubat 2024 Pazar

    Yine kendimle, kendi aramda milyonlarca kilometre yol varmış, hiç erişilemeyecek olan kendime sesim soluğum yetmiyormuş da öylece ardımdan bakakalmışım gibi bir gece... Bakıyorum giden benim, bakıyorum duran benim, bakıyorum seslenen de benim biçare.. Yüksek yüksek tepelere ev mi kurmuşum ne bok yemişsem arada bir boşluk, arada bir bokluk..